3 Eylül 2012 Pazartesi

MUTSUZ OLMAK İSTEYENLERE TAVSİYELER

Kimi dergi sayfalarında veya gazetelerin haftasonu eklerinde sıkça karşımıza çıkar "Mutlu Olmak İsteyenlere Tavsiyeler, Mutlu Olmanın 50 Kuralı" tarzı yazılar. Abasız bir derviş edasıyla emredercesine kılavuzluk eder kargalar, sıkıntıdan içi geçmiş insanlara. Hımm deyip açıverilir sayfalar bir bilge havasıyla yalnız o da ne? Hemen hemen her gün yapılan (kendimize ve başkalarına) rutin işler silsilesinden ibaret bi dünya tavsiye. 'Ee peki bütün bunları yapmamıza rağmen neden mutlu değiliz hala?' diye soruyorsanız şayet öncelikle üstesinden gelmeniz gereken mutsuzluklar olduğunu unutmayın. Mutlu olmanın sırrı basittir bu yüzden: 'Hayatınızdaki tüm mutsuzlukların geçici olduğunu asla unutmayın ve hayatın her naniğine inat daha sıkı sarılın sevdiklerinize!"

Gelgelelim başlığımızın detaylarına. Mutlu olmak için ne yapılması gerektiği aşikar da mutsuz olmak için daha çok çabalamamız gerekiyor. (Gülmek için 17 kasa, surat asmak için ise 43 kasa ihtiyacımız vardır mesela)

Hazır ukala bir hava yakalamışken bir editör edasıyla maddelerimi sıralamaya başlayayım:



 
Ø      Mutsuzluğun altın kuralı: ‘Keşke’ leri hayatınızın önemli bir parçası haline getirebilmektir zira bir genç kızın çantasındaki ıslak mendil kadar önemli bir ayrıntıdır hayatımızdaki keşkeler.

Ø      Herkesin sizin hakkınızda söylediklerini aşırı derecede ciddiye alın. Büyük bir mutsuzluk, kulak memesi kıvamına böyle getirilebilir çünkü.

Ø      Sürekli geçmişinizi sorgulayın bu çok işe yarar. Bir zaman makinesine girmişsiniz de makinenin düğmesi geçmiş moduna takılı kalmış gibi kıvrım kıvrım kıvranın.

Ø      Mükemmeliyetçi davranın. “Kadı kızında bile kusur istemem ben yeea!” diye ısrarcı olun. Aradığınız mutsuzluğu burada bulacaksınız.

Ø      Sevdiklerinize hak ettiklerinden daha fazla değer verin ki günü gelip de yüzüstü bırakıldığınızda, Brütüs’lerinize ağız dolusu saydırıp mutsuzluğu doruklarda yaşayabilesiniz.

Ø      Sık sık aşık olun (en azından olmaya çalışın) ki; ilişkiniz bittiğinde duyacağınız acı yer yer (özellikle mutlu olduğunuz anlarda) hatrınıza gelip mutsuzluğunuzu katmerlesin.

Ø      Yalan söylemeyi ihmal etmeyin çevrenizdeki insanlara. Yatsıya kadar yanan mum söndüğü anda yapayalnız bırakılışınızın verdiği mutsuzluk (mazoşist bir yapıya da sahipseniz tadından yenmez) tarif edilemeyecek kadar şiddetli sarsacaktır bünyenizi.

Ø      Sakın Pollyanna gibi üçkağıda kaçmayın. Mutsuzsunuz işte! Bardak boş ya, dolu tarafını görmeye ne hacet! (Hem pollyanna bu devirde yaşasa başkalarını mutlu edeceğim diye kötü yola düşer bir otoyol kenarında defalarca bıçaklanmış bir halde bulunurdu.)
 
 
     Şimdilik bu kadarı Depresyon Stayla olarak yaşamınızı idame ettirmenize yeter. Gelişmelerden sizi haberdar edeceğim.
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder